Rehber · Deprem ve Yapı Güvenliği
Türkiye’de depremi durdurmak mümkün değil, ama binaların yıkılmasını önlemek büyük ölçüde mümkün. Binanızın riskini nasıl öğreneceğinizi, güçlendirmenin nasıl yapıldığını ve bugün evinizde neleri değiştirebileceğinizi adım adım anlatıyoruz.
6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17’de Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7,7 büyüklüğünde bir deprem oldu. Dokuz saat sonra Elbistan’da 7,6 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı geldi. On bir ili etkileyen felakette Türkiye’de 53 binden fazla insan hayatını kaybetti. Kayıpların ezici çoğunluğu depremin kendisinden değil, çöken binaların altında kalmaktan kaynaklandı.
Deprem mühendislerinin yıllardır tekrarladığı bir söz var: Deprem öldürmez, bina öldürür. Aynı sokakta yan yana duran iki binadan birinin ayakta kalıp diğerinin çökmesi, çoğu zaman şansla değil; zeminle, projeyle, malzemeyle ve işçilikle açıklanır. İyi haber şu: Riskli bir binayı fark etmek ve onu güçlendirmek çoğu durumda mümkün.
Önce riski anlamak: Zemin, yıl ve yapı
Bir binanın depremdeki davranışını üç temel etken belirler. Birincisi zemindir. Aynı deprem, sağlam kaya üzerindeki bir binayı hafifçe sallarken, gevşek alüvyon ya da dolgu zemin üzerindeki binada sarsıntıyı katlayarak büyütebilir. Dere yatakları, eski göl tabanları ve deniz dolguları bu yüzden en riskli alanlar arasında. AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası üzerinden adresinizin tehlike düzeyine bakabilirsiniz.
İkincisi yapım yılıdır. Türkiye’de deprem yönetmelikleri 1998, 2007 ve 2018’de önemli ölçüde yenilendi. 2001’de yürürlüğe giren Yapı Denetimi Kanunu ile birlikte inşaat süreçleri sıkı denetime girdi. 1999 öncesinde, denetimsiz ve düşük kaliteli betonla yapılan binalar bugün en kırılgan yapı stokunu oluşturuyor.
Üçüncüsü taşıyıcı sistemdir. Betonarme, çelik, yığma ya da ahşap binaların depreme karşı güçlü ve zayıf yönleri farklıdır. Türkiye’deki binaların büyük çoğunluğu betonarme olduğundan, kolon ve kirişlerin boyutu, donatının (demirin) miktarı ve betonun dayanımı belirleyici olur.
Binanızda bu işaretler varsa dikkat
- Zemin kattaki dükkânlarda kolonların kesilmiş, inceltilmiş ya da kaldırılmış olması
- Kolon ve kirişlerde paslanmış, betonu dökülmüş ya da dışarı çıkmış demirler
- Taşıyıcı elemanlarda çapraz ya da derin çatlaklar
- Deniz kumu kullanıldığı bilinen ya da şüphelenilen beton
- Bodrumda sürekli nem, su baskını veya zeminde oturma
- Ruhsatsız kat eklemeleri ve iç duvarların izinsiz kaldırılması
- Zemin katı tamamen açık (pilotili) ya da üst katlara göre çok daha zayıf binalar
Binanızın riskini nasıl öğrenirsiniz?
Göz kararı bir değerlendirme ancak alarm verebilir, kesin sonuç veremez. Türkiye’de bir binanın riskli olup olmadığı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlarca belirlenir. Süreç kabaca şöyle işler:
- BaşvuruBina maliklerinden biri, bakanlık lisanslı bir kuruluşa ya da ilgili belediyeye “riskli yapı tespiti” için başvurur.
- Yerinde incelemeMühendisler binanın rölevesini çıkarır, kolonlardan beton numunesi (karot) alır ve donatıyı özel cihazlarla tarar.
- AnalizVeriler TBDY 2018’e göre bilgisayar modelinde analiz edilir ve binanın beklenen depremdeki performansı hesaplanır.
- KararBina “riskli” ya da “risksiz” olarak raporlanır. Riskli bulunan binalarda kentsel dönüşüm veya güçlendirme süreci başlar.
Aynı sokaktaki iki binadan birinin ayakta kalıp diğerinin çökmesi, çoğu zaman şansla değil; zeminle, projeyle ve işçilikle açıklanır.
Güçlendirme nasıl yapılır?
Güçlendirme, mevcut bir binanın deprem yüklerini taşıyabilmesi için taşıyıcı sistemine yeni elemanlar eklemek ya da mevcut elemanları takviye etmektir. Her bina için tek bir reçete yoktur. Doğru yöntemi, ayrıntılı bir mühendislik analizinin ardından hazırlanan güçlendirme projesi belirler.
| Yöntem | Ne yapılır? | Ne zaman tercih edilir? |
|---|---|---|
| Betonarme perde duvar | Binaya yatay yükleri karşılayan kalın betonarme duvarlar eklenir. | Yatay dayanımı ve rijitliği genel olarak yetersiz betonarme binalar |
| Kolon mantolama | Mevcut kolonlar yeni beton ve donatıyla ya da çelik kılıfla sarılır. | Kolonları ince veya donatısı yetersiz binalar |
| Lifli polimer (FRP) sargı | Kolon ve kirişler karbon ya da cam lifli kumaşlarla sarılır. | Hızlı, az kaba inşaat gerektiren ve binayı boşaltmadan yapılabilecek takviyeler |
| Çelik çapraz | Açıklıklara çelik çaprazlar veya çerçeveler yerleştirilir. | Endüstriyel yapılar, okul ve spor salonları |
| Sismik izolatör ve sönümleyici | Bina ile temel arasına sarsıntıyı sönümleyen izolatörler ya da sisteme enerji sönümleyiciler yerleştirilir. | Hastaneler ve tarihî yapılar gibi deprem sonrasında kesintisiz çalışması gereken binalar |
Güçlendirme her zaman en doğru seçenek değildir. Beton dayanımı çok düşük, donatısı ağır biçimde paslanmış ya da zemini sorunlu binalarda güçlendirme hem teknik olarak yetersiz hem de ekonomik olarak anlamsız kalabilir. Sektörde yaygın bir kural, güçlendirme maliyeti yeni yapım maliyetinin yaklaşık yüzde 40’ını aştığında yıkıp yeniden yapmanın daha akılcı olduğudur. Bu karar da bir mühendislik raporuna dayanmalıdır.
Bugün evinizde yapabilecekleriniz
Deprem yaralanmalarının önemli bir bölümü bina çökmese bile devrilen dolaplardan, düşen eşyalardan ve kırılan camlardan kaynaklanır. Mühendislerin “yapısal olmayan risk azaltma” dediği bu önlemler ucuzdur ve hemen uygulanabilir.
Bu hafta sonu
- Kitaplık, gardırop ve buzdolabını duvara sabitleyin.
- Ağır eşyaları alt raflara taşıyın.
- Yatağın üzerindeki raf, tablo ve avizeleri kaldırın.
- Kombi ve şofbeni sabitletin.
Bu ay
- Deprem çantası hazırlayın.
- Aile buluşma noktası belirleyin.
- Doğal gaz, su ve elektrik vanalarının yerini öğrenin.
- DASK poliçenizi kontrol edin.
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), konutlarda yasal bir zorunluluk ve depremde binanın hasarını teminat altına alır. Ancak sigorta, binanın güvenliğinin yerini tutmaz. Asıl koruma, binanın depremde ayakta kalmasıdır.
Dünyadan dersler
Depremle en uzun mücadeleyi veren ülkeler, başarıyı teknolojiden çok disipline borçlu. Japonya, 1981’de getirdiği yeni yönetmelikle inşa edilen binaların büyük depremlerde çok daha iyi performans gösterdiğini defalarca kanıtladı. Şili, 2010’daki 8,8 büyüklüğündeki depremde, sıkı uygulanan yönetmelikleri sayesinde yapı kaynaklı can kaybını görece sınırlı tuttu. Yeni Zelanda ise 2011 Christchurch depreminden sonra riskli binalar için güçlendirme sürelerini yasayla belirledi. Ortak ders açık: Yönetmelik yazmak yetmiyor, uygulamak ve denetlemek gerekiyor.
Marmara’da bekleyiş sürüyor
23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul’a beklenen büyük depremi bir kez daha hatırlattı. Bilim insanları, Marmara Denizi’ndeki fay hattında 7’nin üzerinde bir deprem beklendiğini vurguluyor. Kentsel dönüşüm, İstanbul başta olmak üzere pek çok şehirde hızlanmış olsa da yüz binlerce eski bina hâlâ incelenmeyi bekliyor.
Deprem bir gün mutlaka gelecek. Onu nasıl karşılayacağımız ise bugün vereceğimiz kararlara bağlı. Binanızın yaşını öğrenmek, komşularınızla bir risk tespiti için konuşmak ve evinizi bir hafta sonunda daha güvenli hâle getirmek, atılabilecek en değerli ilk adımlar.
Faydalı bağlantılar: AFAD · Türkiye Deprem Tehlike Haritası · Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı · DASK
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Binanızın durumu hakkında kesin değerlendirme için yetkili bir inşaat mühendisine başvurun.


























