Ana Sayfa Geziler Millli Parklar Beydağları Sahil: Tahtalı’dan Denize Bir Gün

Beydağları Sahil: Tahtalı’dan Denize Bir Gün

Olympos-Beydağları Sahil Milli Parkı: Tırmanış Rotaları ve Sahil Dinlencesi

Milli Parklar · Batı Akdeniz

Antalya’nın batısında, Tahtalı Dağı’nın 2.366 metrelik zirvesinden denize inen yamaçlar; Phaselis ve Olympos’un kalıntılarını, Çıralı’nın uzun kumsalını ve Yanartaş’ın sönmeyen alevlerini aynı parkta buluşturuyor. Beydağları Sahil Milli Parkı, bir günde hem yürüyüp hem yüzebileceğiniz nadir yerlerden biri.

Doğa Dergisi Gezi Masasıİlk yayın: 4 Nisan 2026Güncelleme: 26 Eylül 2026Okuma süresi: 6 dk

Çıralı’da akşam çökerken kumsaldaki son yüzücüler de sudan çıkar. Sırtınızı denize verip yukarı baktığınızda Tahtalı Dağı’nın koyu kütlesi hâlâ son ışığı tutar; zirvesi, antik çağda Olympos adıyla anılan dağın gölgesi gibi yamaçlara yayılır. Köyün arkasından kısa ama dik bir patika çamların arasından tırmanır. Kısa ama soluk kesen bir tırmanışın sonunda kayaların yarıklarından fışkıran küçük alevlerin başındasınızdır: Binlerce yıldır yanan, eskilerin ağzından ateş saçan bir canavara benzettiği Yanartaş.

Bu sahne, Türkiye’nin en eski milli parklarından birinin sınırları içinde geçiyor. Antalya’nın batısındaki Sarısu’dan başlayıp Kemer ve Kumluca kıyıları boyunca Gelidonya Burnu’na kadar uzanan Beydağları Sahil Milli Parkı, pek çok gezginin hâlâ eski adıyla, “Olympos-Beydağları” diye andığı alan. Kızılçam ve sedir ormanları, antik liman kentleri, koylar ve Likya Yolu’nun son etapları aynı haritada yan yana duruyor. Parkı bu kadar sevilen bir yer yapan da bu yoğunluk.

1972milli park ilan yılı
2.366 mTahtalı Dağı, parkın en yüksek noktası
~34 binhektar alan (1988 sınır düzenlemesi sonrası)

Dağdan denize bir park

Alan 16 Mart 1972’de milli park ilan edildi. İlk ilanda çok daha geniş bir bölgeyi kapsayan sınırlar 1988’de yeniden çizildi; bugün park yaklaşık 34 bin hektara yayılıyor. Uzun süre “Olympos-Beydağları Sahil Milli Parkı” adıyla anılan park, resmî listelerde artık Beydağları Sahil Milli Parkı olarak geçiyor.

Coğrafyanın omurgasını Beydağları’nın denize doğru uzanan kolları oluşturuyor. En yüksek nokta, antik çağda Olympos Dağı olarak bilinen Tahtalı Dağı. Eteklerden kıyıya inen yamaçlar yer yer kayalık burunlarla, yer yer çakıl ve kum plajlarla denize kavuşuyor. Bu kıyı, antik çağda Pamfilya ile Likya’nın sınırına denk geliyordu; park sınırları içindeki yerleşimler her iki bölgenin izlerini taşıyor.

Taşın hafızası: antik kentler

Phaselis, Kemer ile Tekirova arasında, üç limanı olan küçük bir yarımadaya kurulmuş. Çamların gölgesinde uzanan ana cadde, su kemerinin kalıntıları ve limanlar kısa bir yürüyüşle gezilebiliyor; öğle sıcağında bile gölgede kalan nadir ören yerlerinden biri.

Olympos, Likya Birliği’nin önemli kentlerinden biriydi ve birlik içinde en fazla oy hakkına sahip kentler arasında sayılıyordu. MÖ 1. yüzyılda korsanlarla anılan kent, Roma’nın korsanlığa karşı yürüttüğü seferlerin ardından Roma denetimine geçti. Bugün dere yatağı boyunca, sık bitki örtüsünün arasına gizlenmiş mezarlar, hamam kalıntıları ve anıtsal kapılar görülüyor. Kalıntıların yarısının bitkilere teslim olmuş hâli, ziyaretin asıl büyüsünü oluşturuyor.

Kemer yakınlarındaki Idyros ise daha az bilinen, küçük bir antik yerleşim.

Kıyıda yüzmek, sırtlarda yürümek ve bir antik liman kentinin kalıntıları arasında dolaşmak aynı gün içinde mümkün.

Yanartaş ve Khimaira efsanesi

Çıralı’nın yukarısında, Tahtalı Dağı’nın eteğindeki kayalıklardan sızan doğal gaz binlerce yıldır yanıyor. Antik yazarlar bu alevleri, ağzından ateş saçan Khimaira efsanesiyle ilişkilendirmiş. Yanartaş’a Çıralı tarafından kısa ama yokuş bir patikayla çıkılıyor. Alevler en etkileyici hâlini hava karardıktan sonra alıyor; dönüş için yanınızda bir fener bulundurun.

Kıyıdan zirveye bitki kuşakları

Park, deniz seviyesinden zirveye doğru belirgin bir bitki kuşaklanması gösteriyor. Alçak kesimlerde kızılçam ormanları ve maki hâkim; yükseldikçe karaçam, 1.000 metrenin üzerinde ise Toros sediri öne çıkıyor. Tahtalı Dağı’nın alçak rakımlı kızılçam ormanları Türkiye’deki en iyi örnekler arasında sayılıyor. Kaynaklarda parkta 800’ü aşkın bitki türünün kaydedildiği ve bunların bir kısmının endemik olduğu belirtiliyor.

Memeliler arasında yaban keçisi, vaşak, karakulak ve kurt var; bunları görmek büyük ölçüde şans işi, çünkü çoğu insandan uzak, sarp kesimlerde yaşıyor. Çıralı ve Olympos kumsalları ise deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanları. Yaz aylarında kumsaldaki işaretli yuvalara ve gece kullanımına ilişkin kurallara uymak gerekiyor.

Likya Yolu, Tahtalı ve koylar

Fethiye’den Antalya’ya uzanan uzun mesafeli Likya Yolu’nun son etaplarının önemli bir kısmı park sınırları içinden geçiyor. Patikalar kırmızı-beyaz işaretlerle belirtilmiş olsa da bazı kesimlerde işaretler silikleşebiliyor; yanınızda güncel bir GPS izi olsun. En çok yürünen parçalar kabaca güneyden kuzeye şöyle sıralanıyor:

  1. Gelidonya Burnu – AdrasanParkın güney ucundaki deniz feneri yürüyüşüyle başlayan, burun boyunca ilerleyen bölüm.
  2. Adrasan – OlymposDenizin üzerindeki sahil sırtını izleyen, manzarası en çok övülen etaplardan biri.
  3. Çıralı – Tahtalı yamaçlarıYanartaş’ın yanından geçip Beycik ve Yayla Kuzdere çevresine doğru tırmanan bölümler.

Tahtalı’nın zirvesine iki yoldan ulaşılıyor: Tekirova tarafından kalkan teleferikle ya da uzun ve yorucu bir yürüyüşle. Yürüyerek çıkmak isteyenler için Likya Yolu’nun Beycik ve Yayla Kuzdere çevresinden geçen bölümleri başlangıç noktası oluyor. Zirve kesimlerinde gölge ve su yok denecek kadar az; hava kıyıya göre çok daha serin ve değişken.

Kıyıda ise üç durak öne çıkıyor. Çıralı, Olympos’a uzanan uzun ve sakin bir kumsal; yapılaşmanın sınırlı tutulduğu bir köy. Adrasan, tekne turları ve dalış için tercih edilen korunaklı bir koy. Gelidonya Burnu ise deniz feneriyle bilinen, parkın güney ucu; burnun açıklarındaki Tunç Çağı batığı, sualtı arkeolojisinin öncü kazılarından birine konu oldu.

Bilgi kartı

Konum
Antalya; Sarısu’dan Kemer ve Kumluca kıyıları boyunca Gelidonya Burnu’na uzanan şerit
İlan
16 Mart 1972; sınırlar 1988’de yeniden düzenlendi
En iyi dönem
Yürüyüş için mart–mayıs ve ekim–kasım; deniz için haziran–eylül
Ulaşım
Antalya–Kemer–Kumluca kara yolu; Olympos ve Çıralı sapaklarından köylere minibüs veya özel araç

Ne zaman gidilir?

Yürüyüş için en rahat dönemler ilkbahar (mart–mayıs) ve sonbahar (ekim–kasım). Yazın kıyıdaki sıcaklık ve nem yürüyüşü zorlaştırıyor; bu dönem daha çok deniz için uygun. Kışın kıyıda hava ılıman kalsa da Tahtalı’nın yüksek kesimleri karla kaplanabiliyor. Yangın riskinin yüksek olduğu yaz aylarında bazı ormanlık alanlara girişin geçici olarak kısıtlanabileceğini de hesaba katın.

Nasıl gidilir, nerede kalınır?

Park, Antalya–Kemer–Kumluca kara yolu boyunca uzandığı için ulaşım kolay. Antalya merkezinden Phaselis’e yaklaşık bir saatte, Olympos ve Çıralı’ya biraz daha uzun sürede varılıyor. Kumluca yönüne giden otobüsler Olympos ve Çıralı sapaklarında durabiliyor; buradan köylere minibüsle ya da özel araçla iniliyor. Adrasan ve Gelidonya için Kumluca yönünden ayrılan yollar kullanılıyor. Olympos ve Phaselis ören yerleri ayrı girişlerden ziyaret ediliyor; güncel giriş koşullarını yola çıkmadan resmî kaynaklardan kontrol etmek en doğrusu.

Konaklama için Çıralı’daki pansiyonlar, Olympos vadisindeki ağaç ev tarzı işletmeler ve Kemer–Tekirova hattındaki oteller seçenek sunuyor. Park içinde Göynük ve Kındılçeşme’de milli park kamp alanları bulunuyor; sezonluk olarak açık olup olmadıklarını ve kullanım koşullarını gitmeden teyit edin.

Yapılacaklar

  • Yanartaş’a akşam karanlığında çıkmak
  • Adrasan–Olympos arasında Likya Yolu’nu yürümek
  • Phaselis’te çamların altında antik caddeyi izlemek
  • Gelidonya Feneri’ne yürüyüp gün batımını beklemek

Dikkat edilecekler

  • Ormanda ateş yakmayın, izmarit atmayın; kızılçam ormanları yangına çok hassas.
  • Kaplumbağa yuvalama döneminde (yaklaşık mayıs–eylül) kumsala geceleri ışıkla çıkmayın, işaretli yuvaların yakınına şemsiye kurmayın.
  • Antik kentlerde duvarlara tırmanmayın; taş ya da seramik parçası toplamak yasak.
  • Likya Yolu’nda yeterli su taşıyın; bazı bölümlerde çeşme ya da köy yok.
  • Tahtalı’ya yürüyerek çıkacaksanız hava tahminine bakın; zirvede sis ve rüzgâr hızla bastırabiliyor.

Günün sonunda Beydağları Sahil’in asıl cömertliği, bu kadar farklı deneyimi bu kadar dar bir şeride sığdırması. Sabah bir antik limanın taşlarında, öğlen bir koyun serin suyunda, akşam ise binlerce yıldır sönmeyen bir ateşin başında olmak, burada sıradan bir gün planı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.