Prag, haklı olarak “bin kuleli şehir” olarak anılır: 1.100 yıllık siluetine göz atarken, güzel kubbeli kiliselerin ve yüksek, eski kulelerin bir araya gelerek Prag’ı dünyanın mimari mücevherlerinden biri yapan muhteşem manzarasıyla ödüllendirileceksiniz. Baktığınız her yerde Gotik, Barok, Rönesans ve Art Nouveau tarzlarının güzel örnekleri şehri süslüyor ve heybetli Prag Kalesi ile çarpıcı bir karşıtlık oluşturuyor.
Avrupa’nın en iyi korunmuş tarihî şehir merkezlerinden birine sahip olan Prag’da, keyifli Eski Şehir bölgesinin dar sokakları, keşfedilmeyi bekleyen tarihî binalarla çevrili muhteşem meydanlara açılır. Görülmesi gereken yerler arasında Vltava Nehri üzerindeki ünlü Charles Köprüsü, eski sinagoglarıyla görkemli Yahudi Mahallesi ve elbette şehrin pek çok tarihî kilisesi sayılabilir.
1. Prag Kalesi ve Çevresi

Prag’ın Hradčany semtinde bulunan ve bir zamanlar Bohemya krallarının yuvası olan Prag Kalesi (Pražský hrad), bugün Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın resmî konutu ve şehrin en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biridir. Aslen MS 870 civarında surlarla çevrili bir hisar olarak inşa edilen kale, yüzyıllar içinde önemli ölçüde değişmiş ve son bin yılın önde gelen mimari tarzlarının çoğundan örnekler barındırır hâle gelmiştir. Kale surları içinde Aziz Vitus Katedrali, Aziz George Bazilikası, Barut Kulesi, Eski Kraliyet Sarayı ve Altın Yol gibi Prag’ın en popüler turistik yerleri bulunur. Dünyanın en büyük kale kompleksi olan bu uçsuz bucaksız yapıyı gezmek hatırı sayılır bir zaman ister, ancak harcanan zamana kesinlikle değer (özellikle Eski Şehir’in ve arka planda sayısız güzel kulesiyle Vltava Nehri’nin muhteşem manzarası ödüllendiricidir).
Öne çıkanlar arasında Eski Kraliyet Sarayı’nın mızrak dövüşü turnuvalarına ev sahipliği yapabilecek kadar büyük ana salonu Vladislav Salonu ve atlı şövalyelerin çıkabileceği kadar geniş merdivenleri yer alıyor. Top Oyunu Köşkü (Ball Game Pavilion), Şarkı Söyleyen Çeşmeli Kraliyet Yazlık Sarayı ve Aslan Avlusu (Lion’s Court) gibi muhteşem eski yapılara ev sahipliği yapan, 1534 yılına uzanan Kraliyet Bahçesi’nde de vakit geçirmeyi unutmayın.
2. Charles Köprüsü

Avrupa’nın en tanınmış eski köprülerinden biri olan muhteşem Charles Köprüsü (Karlův most), 621 metrelik uzunluğu boyunca 32 benzersiz ilgi çekici noktaya sahiptir. 1357’de inşa edilen köprü, uzun zamandır birçok batıl inanca konu olmuştur; bunlardan biri, inşaatçıların yapıya ek güç kazandıracağına inandıkları kesin bir sayı dizisini (135797531) yakalamak için ilk taşı 9 Temmuz’da tam 05.31’de yerleştirmiş olmalarıdır. Üstelik köprü, Aziz Vitus’un mezarı ve ekinoksta batan güneşle mükemmel bir hizada inşa edilmiştir. Köprü, özellikle birçok güzel eski heykeliyle ünlüdür. En önemlileri arasında Kutsal Roma İmparatoru IV. Charles’ın ve 1683’te yerleştirilen, ülkenin en saygın azizi Nepomuklu John’un heykelleri sayılabilir (daha yeni bir batıl inanca göre heykelin kaidesindeki levhaya dokunmak dileklerin gerçekleşmesini sağlar). Diğer öne çıkanlar arasında Vltava Nehri’nin muhteşem manzarası ve yapının görkemli Gotik kuleli kapıları sayılabilir. Charles Köprüsü’nü geceleyin görmek de şiddetle tavsiye edilir (bunun ek bir avantajı, özellikle muhteşem gün batımından sonra kalabalığın azalmasıdır).
3. Wenceslas Meydanı‘nı keşfedin
Prag’ın, şehir zenginleştikçe doğan genişleme ihtiyacıyla oluşmuş Yeni Şehir (Nové Město) bölgesinin en dikkat çekici noktası, Ulusal Müze’ye ve daha birçok mimari hazineye ev sahipliği yapan harika Wenceslas Meydanı’dır (Václavské náměstí). Adını, heykeli burada görülebilen Bohemya’nın koruyucu azizinden alan Wenceslas Meydanı, 14. yüzyılda IV. Charles döneminde bir at pazarı olarak kurulmuş, o zamandan beri şehrin en önemli kamusal alanlarından biri hâline gelmiştir ve hâlâ gösteriler ve kutlamalar için kullanılmaktadır.
Ayrıca meydandaki bazı pasajlardan gizli parklara ulaşabilirsiniz!
4. Clementinum ve Ulusal Kütüphane’yi ziyaret edin!

Avrupa’nın en büyük tarihî yapı topluluklarından biri olan Clementinum (Klementinum), Çek Cumhuriyeti Millî Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Bu güzel Barok binalar aslen bir Cizvit kolejinin parçasıydı ve zamanla Cizvitlerin kitap koleksiyonunun yanı sıra Karolinum koleksiyonunu da barındırır hâle geldi. Kütüphane, Cizvitlerin kovulmasının ardından devletin malı oldu ve Clementinum, 1782’de Millî Kütüphane olarak kurulduktan kısa bir süre sonra halk kütüphanesine dönüştü. Altı milyonu aşkın kitaptan oluşan Clementinum koleksiyonu çok büyüktür ve Çek Cumhuriyeti’nde yayımlanan her kitabın bir kopyasını içerir.
Güzel tavan resimleriyle seçkin Barok Kütüphane Salonu, Prag’ın muhteşem manzarasını sunan 68 metre yüksekliğindeki Astronomi Kulesi ve enfes süslemeleriyle göz kamaştıran Ayna Şapeli, burada öne çıkan yerlerdir.
İngilizce rehberli turlar düzenlenmektedir ve yaklaşık 50 dakika sürer. Clementinum, gerçekten unutulmaz bir deneyim sunan caz etkinlikleri, klasik müzik konserleri ve festivaller için de mekân olarak kullanılıyor.
Adres: Mariánské námestí 5, 110 00 Praha 1
5. Eski Şehir Meydanı ve Astronomik Saat
Prag’ın tarihî merkezi Eski Şehir (Staré Město), şehri keşfetmeye başlamak için en iyi yerlerden biri olan muhteşem Eski Şehir Meydanı’na (Staroměstské náměstí) ev sahipliği yapar. Burada Týn Kilisesi ve Clementinum’un yanı sıra çok sayıda güzel eski kilise ve geçmişi 11. yüzyıla uzanan muhteşem yapılar bulacaksınız; Yahudi Mahallesi Josefov ise kuzeyde, kısa bir yürüme mesafesindedir. Meydanın en dikkat çekici yapısı, 15. yüzyılın başlarından kalma harika Astronomik Saat’e (orloj) ev sahipliği yapan Eski Belediye Binası’dır (Staroměstská radnice). Saat, her saat başı 12 Havari’nin ve diğer figürlerin ortaya çıkıp kadranın üzerinde geçit yapmasıyla hayat buluyor.
Eski Belediye Binası’nın diğer öne çıkan yerleri arasında, sanat sergilerinin düzenlendiği, 1381’de inşa edilmiş bir şapelin ve eski bir hapishanenin bulunduğu görkemli iç mekâna açılan Gotik kapı yer alır. Prag’ın güzel manzarasını görmek için Eski Belediye Binası Kulesi’nin tepesine (merdivenle veya asansörle) çıkmayı unutmayın.
Adres: Staromestské námestí, 110 00 Praha 1
6. Petrín Gözetleme Kulesi’nin Tepesine Yürüyün

Adını üzerinde bulunduğu tepeden alan 63,5 metre yüksekliğindeki Petřín Gözetleme Kulesi (Petřínská rozhledna), Prag’ın panoramik manzarasını sunan, Paris’teki Eyfel Kulesi’nin biraz daha küçük bir kopyasını andırıyor.
Fransız muadilinin yalnızca beşte biri büyüklüğünde olmasına rağmen kulenin tepedeki konumu, gerçekte olduğundan daha büyük olduğu yanılsamasını yaratıyor. Kule, 1891’de Prag Sergisi için kullanılmayan demir yolu raylarından inşa edilmiş, 1930’larda Petřín Tepesi’ne taşınmış ve şehrin en önemli turistik mekânlarından biri hâline gelmiştir.
Bugün ziyaretçiler, kulenin 299 basamağını tırmanmadan önce Petřín Tepesi’nin eteğinden kulenin dibine 30 dakikalık bir yürüyüşle çıkabilir ya da füniküler demir yoluyla keyifli bir yolculuk yapabilir (kulede ayrıca bir asansör ve bir kafe de bulunur). Yine 1891’de inşa edilmiş eğlenceli bir mekân olan yakındaki Ayna Labirenti’ni (Mirror Maze) de mutlaka ziyaret edin.
Adres: Petrínské sady, 118 00 Praha 1
Prag’da daha fazla yer görmek ve unutulmaz profesyonel fotoğraflar için Prag’da portre ve aile fotoğrafçısı Kemal Onur Ozman ile iletişime geçebilirsiniz!





























