Sonbaharın En Güzel Adreslerinden – Küre Dağları Milli Parkı – görsel 9
Küre Dağları Milli Parkı Sonbahar (fotoğraflar: Ahmet Doğanay)

Milli Parklar · Batı Karadeniz

Kastamonu ile Bartın arasında, suyun kireçtaşını yüz binlerce yılda oyarak açtığı kanyonlar, mağaralar ve düdenler, Karadeniz’in en iyi korunmuş nemli ormanlarından birinin altına gizlenir. Küre Dağları, yavaş gezenlere kendini gösteren bir park.

Doğa Dergisi Gezi Masasıİlk yayın: 26 Kasım 2017Güncelleme: 26 Eylül 2026Okuma süresi: 7 dk

Yayladan yürürken arazi yumuşak ve sakindir: çayırlar, tek tük ahır, kenarlarda koyu bir göknar çizgisi. Sonra toprak birden biter. Ayağınızın ucunda, yüzlerce metre aşağıda bir derenin gümüş çizgisi parlar; karşı yamaçta kaya duvarları, duvarların çatlaklarında tutunmuş ağaçlar görünür. Küre Dağları’nda manzara çoğu zaman böyle, uyarmadan açılır. Bartın Çayı’ndan Kızılırmak’a kadar yaklaşık 300 kilometre boyunca uzanan bu sıradağlar, kireçtaşının su tarafından sabırla oyulmasıyla biçimlenmiş bir arazidir.

Yüksek düzlüklerin arasında açılan dik kanyonlar, düdenler, mağaralar ve kayalık duvarlar, gür bir orman örtüsünün altında birbirine bağlanır. Sıradağların batı kesimi, Bakanlar Kurulu’nun 7 Temmuz 2000 tarihli kararıyla Küre Dağları Milli Parkı olarak koruma altına alındı. Park, Avrupa ormanlarının acilen korunması gereken 100 “sıcak nokta”sından biri olarak gösteriliyor ve 2012’de Türkiye’nin ilk PAN Parks sertifikalı alanı oldu.

2000milli park ilan yılı
37.753hektar park alanı (yaklaşık)
134.366hektar tampon bölge (yaklaşık)

Bir karst ülkesi

Küre Dağları, Anadolu’nun kuzeyini baştan başa kat eden kıyı dağ sisteminin bir parçası. Kuzeyde Karadeniz, güneyde Gökırmak vadisiyle sınırlanan sıradağlar “İsfendiyar Dağları” adıyla da anılıyor. Orta yükseklikte bir dağ sırası sayılır. En yüksek noktası, Devrekani ile Abana arasında yükselen 2019 metrelik Yaralıgöz Dağı; Göynük Dağı (1804 m), Ballıdağ (1746 m) ve Dikmen Dağı (1657 m) öteki belirgin doruklar. Yaralıgöz, sistemin alt-alpin kuşağa uzanan tek zirvesi. Ne var ki milli park sınırları bu doruğu değil, dağların batı kesimini kapsıyor.

Dağlar kıyıya paralel uzandığı için Karadeniz kıyısı bu kesimde pek girintili çıkıntılı değildir. Akarsuların denize ulaştığı yerlerde küçük koylar açılır, hemen ardından falezler dikleşir. Kuzey eteklerinde Amasra, Kurucaşile, Cide, İnebolu, Abana ve Ayancık gibi kıyı kasabaları dizilir; güneyde ise Daday, Kastamonu, Taşköprü ve Boyabat yer alır.

Parkı asıl farklı kılan, altındaki kayadır. Yağmur ve kar suları kireçtaşını eriterek yer altında geniş boşluklar, yüzeyde düdenler ve kanyonlar açmış. Bölgenin Türkiye’nin mağara ve kanyon bakımından en zengin yerlerinden biri sayılmasının nedeni bu yavaş, kimyasal işçilik.

Kanyonlar, mağaralar ve şelaleler

Parkın omurgasını, her biri kendi karakterine sahip birkaç büyük yarık oluşturur. Valla Kanyonu, bunların en zorlusu ve en etkileyicisi. Resmî tanıtımlarda kaya duvarlarının 800 ile 1.200 metreye ulaştığı belirtiliyor. Kanyon tabanını geçmek deneyim ve rehber ister; kenarındaki Muratbaşı ve Kerte seyir terasları ise aynı derinliği çok daha zahmetsizce seyretme imkânı verir.

Pınarbaşı yakınındaki Horma Kanyonu, Zara (Zarı) Çayı’nın oyduğu yaklaşık 3–3,5 kilometrelik bir yarık. Kaya duvarlarına sabitlenmiş ahşap yürüyüş yolu sayesinde parkın en kolay ulaşılan köşelerinden biri. Kanyonun çıkışında Ilıca Şelalesi, yaklaşık 15 metreden dökülerek doğal bir havuz oluşturur; yakınında tarihî bir hamamın kalıntısı durur. Azdavay tarafındaki Çatak Kanyonu cam zeminli seyir terasıyla tanınır.

Yerin altında da hikâye sürer. Ilgarini Mağarası, yaklaşık 850 metre uzunluğu ve 250 metreye varan derinliğiyle Türkiye’nin önemli mağaraları arasında; içinde Roma ve Bizans dönemlerine ait izler bulunduğu bildiriliyor.

Küre Dağları Milli Parkı'nda ormanla kaplı karstik yamaçlar
Küre Dağları’nda ormanla kaplı karstik yamaçlar. Kireçtaşının altında mağaralar, üstünde kesintisiz bir orman örtüsü uzanır.

Neden bir “sıcak nokta”?

Doğa korumacılar, endemik türlerin yoğun olduğu ve aynı zamanda hızla yaşam alanı kaybeden yerlere “sıcak nokta” diyor. Küre Dağları, tehlike altındaki Karadeniz nemli karstik orman ekosistemlerinin en iyi korunmuş örneklerinden birini barındırıyor. Bitki coğrafyası açısından Avrupa–Sibirya floristik bölgesinin öksin kesiminde yer alan alan; orman, akarsu, kıyı ve geleneksel tarım ekosistemlerini bir arada tutuyor.

Bu çeşitlilik, sahada çok sayıda farklı yaşam ortamı anlamına geliyor: Karadeniz göknarı ile kayının oluşturduğu karışık ormanlar, saf göknar ve saf kayın meşcereleri, karışık yapraklı ormanlar, kıyıdaki yalancı makiler, orman içi çayırlıklar ve kayalıklar. Küre Dağları, Türkiye’nin Önemli Bitki Alanları ve Önemli Kuş Alanları arasında sayılıyor; alandaki bazı yaşam ortamları Bern Sözleşmesi kapsamında korunması gereken habitatlar listesinde yer alıyor.

Manzara çoğu zaman uyarmadan açılır: yürüdüğünüz çayır biter ve ayağınızın ucunda yüzlerce metrelik bir boşluk belirir.

Göknarların altındaki botanik

Kayın ve göknar ormanları ile yalancı maki Türkiye’de geniş bir yayılışa sahip. Küre Dağları’nın karstik zemin üzerindeki nemli karışık ormanlarını ayrı kılan ise tür bileşimi. İlk envanter çalışmalarında 675 bitki taksonu sayılmıştı; araştırmalar sürdükçe bu sayı büyüdü. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün güncel tanıtımına göre parkta 930 bitki taksonu bulunuyor; bunların 157’si endemik, 59’u tehlike altında. Kaynaklar arasında sayılar farklılaşabiliyor. Bu belirsizlik, alanın hâlâ tam olarak keşfedilmediğinin de bir göstergesi.

Alanın uluslararası önemini ortaya koyan türler arasında Kastamonu geveni (Astragalus kastamonuensis), Kapadokya akçaağacının bir varyetesi (Acer cappadocicum var. stenocarpum) ve Karadeniz’e özgü bir yonca (Trifolium euxinum) sayılıyor. Kanyon duvarlarındaki kaya çatlakları ile derin vadilerin serin, nemli tabanları pek çok nadir bitkiye sığınak oluyor.

Ayı, vaşak ve geri dönen geyik

Parkın geniş ve kesintisiz ormanları, büyük memeliler için Batı Karadeniz’deki en önemli yaşam alanlarından birini oluşturuyor. Resmî verilere göre Türkiye’de yaşayan memeli türlerinden 48’i parkta kaydedilmiş. Bozayı, kurt, vaşak, yaban kedisi, su samuru, sansar, porsuk, karaca ve yaban domuzu bunların başında geliyor. Bölgede bir dönem yok olan kızıl geyik, yeniden yerleştirme çalışmalarıyla parka geri getirildi.

Alanda 129 kuş türü kaydedilmiş. Geniş vadilere bakan yüksek kayalıklar akbabalar, şahinler, kartallar ve baykuşlar gibi yırtıcılar için elverişli yuva yerleri sunuyor. Bunlara 10 çift yaşamlı ve 23 sürüngen türü ekleniyor.

Parkın ilanını izleyen yıllarda WWF–Türkiye ve milli park müdürlüğü, fotokapanlarla büyük memelilerin dağılımını ve göreli yoğunluğunu belirlemeye yönelik çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalarda özellikle bozayı ile yöre insanı arasındaki ilişki ve çatışmaları azaltmanın yolları da ele alındı.

Küre Dağları'nda orman ve kırsal yerleşim
Orman ile köy arasındaki sınır, Küre Dağları’nda korumanın en hassas çizgisi.

Koruma, köyler ve pansiyonlar

Küre Dağları’nda milli park ilanı bir başlangıçtı. Parkın idari ve fiziki altyapısının kurulması, korumanın yöre halkının geçim kaynaklarıyla çatışmaması için alternatif gelir yollarının geliştirilmesi gerekiyordu. Bakanlık ile WWF–Türkiye’nin ortak yaklaşımı, biyolojik çeşitliliği koruyan ve çevredeki doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını gözeten katılımcı bir yönetim modeli kurmaktı.

Bu çerçevede tampon bölgedeki köylerde ekoturizm, köy pansiyonculuğu, yerel kapasite geliştirme ve eğitim çalışmaları öne çıktı. Bugün bazı köylerde ziyaretçilerin konaklayabildiği pansiyonlar var. Tampon bölgesiyle birlikte düşünüldüğünde park, Türkiye’nin en büyük korunan alanlarından biri.

Görülecek yerler ve rotalar

  1. Horma Kanyonu – Ilıca ŞelalesiAhşap yürüyüş yolu sayesinde hemen herkesin yürüyebileceği bir rota; parka ilk kez gelenler için iyi bir başlangıç.
  2. Valla Kanyonu seyir teraslarıMuratbaşı ve Kerte’deki teraslardan kanyonun derinliği izlenebilir. Kanyon tabanını boydan boya geçmek ise uzun ve teknik bir yürüyüş; rehbersiz girilmemeli.
  3. Çatak KanyonuAzdavay tarafında, cam seyir terasıyla kısa bir durak.
  4. Günübirlik alanlarKaradere Vadisi, Sorkun Yaylası ve Karapınar Çayırı piknik ve kısa yürüyüşler için uygun; Kızılcasu’da kamp alanı bulunuyor.
  5. Ulus (Bartın)Kocagöz Konağı’ndaki etnografya müzesi, yöre kültürünü tanımak için iyi bir mola.

Ne zaman gidilir?

Karadeniz iklimi nedeniyle yağış yıl boyunca görülür. Kanyonlardaki suyun en canlı aktığı dönem ilkbahar; Mayıs ve Haziran’da orman yeşilin en koyu tonuna bürünür. Temmuz–Ağustos kanyon yürüyüşleri için en kurak dönem olsa da yağmur her zaman ihtimal dahilinde. Eylül ve Ekim’de kayın ormanlarının sararıp kızıllaşması manzarayı bambaşka kılar. Kışın yüksek kesimler karla kaplanır ve bazı orman yolları kapanabilir.

Nasıl gidilir?

Parkın batı kapısı sayılabilecek Bartın’a karayoluyla Ankara, İstanbul ve Zonguldak yönlerinden ulaşılıyor; park sınırı Bartın kent merkezine yaklaşık 16 kilometre uzaklıkta. Doğu kesimdeki Pınarbaşı ve Azdavay’a Kastamonu üzerinden gidiliyor. Horma Kanyonu, Pınarbaşı ilçe merkezine birkaç kilometre mesafede. Park içindeki yolların bir kısmı dar ve virajlı orman yolları olduğundan, yağışlı havalarda yolculuk süresini bol tutmak gerekir. En yakın havalimanları Kastamonu ve Zonguldak’ta.

Bilgi kartı

Konum
Kastamonu ve Bartın (Pınarbaşı, Azdavay, Cide, Ulus, Kurucaşile, Amasra çevresi)
İlan
7 Temmuz 2000; PAN Parks sertifikası 2012
Alan
Yaklaşık 37.753 hektar; ayrıca yaklaşık 134.366 hektar tampon bölge
Öne çıkanlar
Valla, Horma ve Çatak kanyonları, Ilıca Şelalesi, Ilgarini Mağarası, karstik nemli ormanlar
En iyi dönem
Mayıs–Haziran ve Eylül–Ekim
Ulaşım
Batı kesimine Bartın, doğu kesimine (Pınarbaşı, Azdavay) Kastamonu üzerinden karayoluyla

Yapılacaklar

  • Horma Kanyonu’nun ahşap yolunda yürüyüp Ilıca Şelalesi’nde mola vermek
  • Valla Kanyonu’na Muratbaşı ya da Kerte terasından bakmak
  • Tampon bölgedeki bir köy pansiyonunda konaklamak
  • Sonbaharda kayın ormanlarının renk değişimini izlemek

Dikkat edilecekler

  • Kanyon tabanları ani su yükselmelerine açık; Valla gibi zorlu kanyonlara yalnızca deneyimli bir rehberle girin.
  • Fotoğraf-video çekimleri ve bazı etkinlikler için park müdürlüğünden izin gerekebilir; ticari çekimler için mutlaka bilgi alın.
  • Bozayı yaşam alanındasınız: yiyecekleri açıkta bırakmayın, hayvanları beslemeyin.
  • Mağaralara uygun ekipman ve bilgi olmadan girmeyin; işaretli yolların dışına çıkmayın, bitki ve taş toplamayın.

Küre Dağları, bir günde “görülüp bitirilecek” bir yer değil. Kanyonlar, mağaralar ve ormanlar birbirinden uzak, yollar dolambaçlı; parkın en güzel yanı da belki bu yavaşlık. Bir köy pansiyonunda sabah sisinin göknarların arasından çekilmesini beklemek, yöre ekonomisine katkının en doğrudan yolu olduğu kadar, bu karst ülkesini gerçekten tanımanın da en iyi yolu.

Giriş ücreti, yol ve kamp koşulları mevsime göre değişebilir; yola çıkmadan önce Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü duyurularını kontrol edin.

Kaynaklar: DKMP 10. Bölge Müdürlüğü – Küre Dağları Milli Parkı · T.C. Bartın Valiliği – Küre Dağları Milli Parkı · Vikipedi – Küre Dağları Millî Parkı

Fotoğraflar: Ahmet Doğanay

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.