Ana Sayfa Mimarlık Ekoloji Dergisi Ağaç Türleri

Ağaç Türleri

Kazakistan Doğasından Fotoğraflar – görsel 4
AĞAÇ TÜRLERİ
Ihlamur Ağacı
YETİŞTİĞİ YERLER: Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz, Marmara ve Ege sahil şeridinde ve Antalya çevresinde yetişir.
YAPISI: Çok sayıda değişik türü vardır. Yaz ıhlamuru, kış ıhlamuru, gümüşi ıhlamur ve Kafkasya ıhlamuru yaygın olanlarıdır. Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu geniştir. Dağınık gözeneklidir. Yıllık halkaları bütün kesitlerde belirsiz bir görüntü verir. Öz ışınları da öyledir. Gözenekleri küçüktür ve genellikle çıplak gözle görünmez. İç odun ile dış odunun rengi birbirine benzer.
RENGİ: Yetiştiği yere göre rengi değişir. Bazı türleri sarımsı, bazıları pembedir.
ÖZELLİKLERİ: Çok yumuşak bir ağaçtır. Eş yapılıdır. Dokusu ve görünüşü düzgündür. Sıkı ve ince yapılıdır. Esnektir. Kururken çok çeker. Açık havada ve değişen hava şartlarında kısa zamanda bozulur. Fiziksel etkilere dayanımı azdır. Çok kolay işlenir. Çivi ve vidayla zayıf, tutkalla iyi bağlantı kurar. Zor verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,40 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Kontrplaklarda kaplama olarak, kibrit üretiminde, ayakkabı kalıplarında, duralit üretiminde, modelcilikte ve oymacılık sanatında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: En çok kalas hâlinde satılır. Genelde standart dışıdır. Ölçüleri daha çok tomruk boyutlarına göre ayarlanır.
Kavak Ağacı
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’nin her yerinde yetişir. Karadeniz ormanlarında da bulunur. Uygun koşullarda çabuk büyür. Birçok yerde korular hâlinde kavak yetiştirilir.
YAPISI: Titrek kavak, ak kavak, konak kavak, piramit kavağı ve Kanada kavağı en çok bulunan türleridir. Gövdenin tümü dış odun özelliği gösterir. Ak kavak göbek yapmaz. Diğer türleri olgun odunlu ağaçlar grubuna girer. Bütün kavak türleri dağınık gözeneklidir. Yıllık halkaları ve damarları belirgin bir görüntü vermez. Gözenekleri ve öz ışınları çıplak gözle görünmez.
RENGİ: Türüne göre beyaz, kirli beyaz veya sarımsı beyaz olan kavakta bazen kahverengi göbek oduna rastlanır.
ÖZELLİKLERİ: Çok yumuşak, kaba ve gevşek yapılıdır. Uygun koşullarda az çalışır, az çatlar. Kolay kesilir ancak aletlerin kesici ağızlarını çabuk köreltir. Tutkalla iyi bağlantı kurar. Fiziksel etkilere dayanımı zayıftır. İyi boyanır. Zor verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu kavağın özgül ağırlığı 0,45 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: İyi bir kör ağaçtır. Astar kaplama olarak kullanılır. Resim masası, plançete vb. yerlerde, ayrıca kibrit üretiminde ve mobilyaların iç bölümlerinde kullanılır. Yapı kerestesi olarak da değerlendirilir.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama olarak satılır. Kerestenin sert ağaç standardına göre ölçülendirilmesi gerekir; ölçüler gövde boyutlarına göre ayarlanır. 0,8-5 mm arasında değişen kalınlıktaki kaplamaları astar olarak kullanılır.
KESTANE
YETİŞTİĞİ YERLER: Güney Avrupa’da ve Avrupa’nın orta bölgelerinde; Balkanlarda Yugoslavya, Bulgaristan ve Yunanistan’da; Türkiye’de, Kafkaslar’da, İtalya’da Alpler’de ve Alpler’in güney yamaçlarında, İspanya’da ve Kuzey Afrika’da yerli olarak bulunmaktadır. Yurdumuzda Karadeniz kıyılarında, İstanbul dolaylarında, Ege Bölgesi’nde ve Antalya’nın doğusunda yetişir.
YAPISI: Kereste olarak meşeye çok benzer. Göbek odunludur. Dış odunu dar, iç odunu geniştir. Çember gözeneklidir. İlkbahar dokusundaki gözenekler gözle görülebilir. Sonbahar dokusundaki gözenekler ise görülemeyecek kadar küçüktür. Öz ışınları görünmez; bu da onu meşeden ayıran en önemli özelliktir.
RENGİ: Dış odunu kirli sarı, bazen beyaz veya gri olur. İç odunu sarı kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Sert ve sıkı yapılıdır. Esnektir. Kolay kırılır. Uzun iplikli olduğu için kolay bükülür. Az çalışır. Kolay işlenir. Havanın bozucu etkisine dayanıklıdır. Çok iyi boyanır. İyi verniklenir. Su altında olağanüstü bir dayanıma sahiptir. Çivi ya da tutkalla iyi bağlantı kurar.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,56 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yapıların dış kısımlarında, doğramacılıkta, köprü ve iskele ayaklarında kullanılır. Mobilya üretiminde masif ve kaplama olarak değerlendirilir. Özellikle bükme mobilyalarda aranan bir ağaçtır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama olarak satılır. Masifi, sert ağaç standartlarına uygun ölçülerde kesilmelidir. En çok kalas hâlinde satılır.
ARMUT
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’nin bütün bölgelerinde dağınık hâlde bulunur.
YAPISI: Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık gözeneklidir. Yıllık halkaları belirgindir. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Bazı türleri parıltılı olur.
RENGİ: Açık kırmızı kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Orta sert ve sıkı dokuludur. Kururken çok çeker ve şekil değiştirir. İyi kurutulduktan sonra az çeker. Az esnektir. Kırılgandır. Kolay işlenir. Nemli havaya pek dayanıklı değildir. Eş yapılıdır. Çok iyi boyanır ve verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusunun özgül ağırlığı 0,70 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Masif ve özellikle kaplama olarak mobilya üretiminde; tornalı ve oymalı işlerde, heykel yapımında, gönye ve cetvel gibi aletlerin yapımında ve kakma işlerinde kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif kereste ve kaplama olarak satılır. Ağacın gövde büyüklüğüne göre biçilerek satılır.
HUŞ
YETİŞTİĞİ YERLER: Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişir. Yetiştiği bölgede kayın veya süpürge ağacı olarak adlandırılır.
YAPISI: Adi huş ve beyaz huş olarak bilinir. Olgun odunlu ağaçlar grubuna girer. Dağınık gözeneklidir. İlkbahar ve sonbahar dokuları arasında belirgin yapısal farklar bulunmaz; ancak sonbahar dokusu daha koyu renklidir. Uzun iplikli ve düzgün yapılıdır.
RENGİ: İç odunu ile dış odunu aynı renktedir. Huş, sarımsı beyaz bir ağaçtır. Bazen göbeğe yakın dar bir bölümü çok açık kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Sıkı ve ince yapılıdır. Orta sert bir ağaçtır. Bükülgendir. Fiziksel etkilere dayanımı iyidir. Zor yarılır. Kolay işlenir. Kururken çok çalışır ve çatlar. Torna işlerinde güçlük çıkarır. Açık havaya dayanıksızdır, hemen çürür. Çivi ve vidayla bağlantısı zayıf olur. Tutkalla iyi yapışır. Boya ve verniği çok iyi tutar.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,62 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: İyi bir mobilya ağacıdır. Oturma mobilyalarında, oymalı işlerde, müzik aletlerinde, kızak ve kayak ile kontrplak üretiminde, fıçı, makara, mekik ve ayakkabı kalıbı yapımında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif, kaplama, bazen de kontrplak hâlinde satılır. Masifi sert ağaç standartlarına göre boyutlandırılır. Daha çok kalas hâlinde satılır.
ZEYTİN
YETİŞTİĞİ YERLER: Vatanı Türkiye’dir. Özellikle Ege ve Marmara’da yetişir.
YAPISI: Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür ve dağınık düzendedir. Öz ışınları belirsizdir. Göbek odunlu ağaçlar grubuna girer.
RENGİ: Dış odunu açık sarı, iç odunu açık veya koyu kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Sıkı yapılı ve sert bir ağaçtır. Genellikle kolay işlenir. Düzgün yüzey verir. Hava değişimlerine dayanımı sınırlıdır. Fiziksel dayanımı ortadır. Kurutulmuş zeytinin çalışma oranı azdır.
AĞIRLIĞI: Özgül ağırlığı ortalama 0,94 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Mobilya üretiminde en çok kaplama olarak kullanılır. Damar deseni sayesinde kendine özgü bir görüntü sağlar. Fırça sapı ve biblo yapımında da kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masifinin belirli bir ölçüsü yoktur. Satışı da kısıtlıdır. Daha çok kaplama hâlinde bulunur. Bu kaplamanın da çeşitli türleri vardır.
GENİŞ YAPRAKLI YERLİ AĞAÇLAR
MEŞE
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’deki bütün ormanlarda karışık hâlde, bazen de ayrı orman hâlinde bulunur. Özellikle Trakya’da, Marmara ve Bolu dolaylarında meşeye bolca rastlanır. Yetiştiği bölgelerde bazen pelit, bazen de palamut ağacı diye adlandırılır.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu dardır. Çember gözeneklidir. Öz kesitte parlak pulcuklar veya şeritler hâlinde öz ışınları vardır. Öz ışınlarının en belirgin göründüğü ağaç türü meşedir. Öz ışınlarının damar kesitteki görünüşü koyu renkli çizgiler hâlindedir. İlkbahar dokusunda gözenekler küçülür ve sıklaşır. Yıllık halkaları belirgindir. Damar kesitte, gözeneklerin oluşturduğu damar desenleri görünür. Meşenin çok sayıda değişik türü vardır. Bu nedenle yapısal nitelikleri farklı meşe ağaçlarıyla karşılaşmak doğaldır. Genellikle kaba dokulu ve iri gözeneklidir.
RENGİ: Meşenin rengi genellikle kirli sarıdır. Dış odunu kirli sarımsı beyaz, göbek odunu koyu sarıdır. Bazı türlerin dış odunu açık pembe, göbek odunu açık kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Meşe ağacının yaklaşık 400 türü vardır. Bu türleri birbirinden kesin olarak ayırmak çok güçtür. Ağaç işleri ve mobilya endüstrisinde sertliğine ve yumuşaklığına göre değerlendirilir. Meşenin sert ya da yumuşak olması çoğunlukla yetiştiği yere bağlıdır. Dar ve sık halkalı meşe kerestesi eş yapılı özellik gösterir ve genellikle yumuşak olur. Kalın ve seyrek halkalı meşenin kerestesi sert olur ve zor işlenir. Meşe genellikle az çalışır. Kolay yarılır. Bazı türleri orta sert, bazıları serttir. Meşenin türleri arasında az esnek ve çok esnek olanlar vardır. Yumuşak kereste veren türleri kolay işlenir. Havanın ve nemin bozucu etkilerine karşı en büyük dayanımı gösteren ağaçtır. Dış odunu, iç odunu kadar dayanıklı değildir. Bünyesindeki bol tanen sayesinde en iyi boyanabilen ağaç meşedir. Bu durum özellikle kimyasal boyalarda açıkça görülür. Kolay verniklenir; ancak iri gözenekli olduğu için mat verniklenecek işlerde kullanılması daha uygundur.
AĞIRLIĞI: Meşenin hava kurusu özgül ağırlığı ortalama 0,86 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Kalın ve seyrek halkalı sert meşe kerestesi; yapıların dış ve iç bölümlerinde, kapı, pencere, merdiven ve döşeme kaplamasında, parke yapımında kullanılır. Takım sapları, fıçı, vagon, araba, gemi, kayık, köprü ve iskele ayaklarında sert meşe kerestesi olumlu sonuç verir. Yumuşak meşe türlerinin masifi ve kaplaması ise mobilya üretiminde, yapıların iç bölümlerinde ve dekorasyon uygulamalarında aranan bir malzemedir.
PİYASADA BULUNUŞU: Sert ağaç standartlarına göre biçilmiş olarak kalas, tahta, kadran vb. biçimlerde ve paketlenmiş hazır parke hâlinde satılır. Mobilya ve iç mimaride kullanılan meşenin büyük bir bölümü de kaplama hâlinde satılır.
AKGÜRGEN
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’de Karadeniz, Trakya ve Marmara sahilleri ile iç bölgelerde bulunur. Ormancıların ve kerestecilerin bazıları akgürgene gürgen, fırınlanmış (kırmızı) gürgene de kayın der.
YAPISI: Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Yıllık halkaları açık ve belirgin görünmez. Dağınık gözeneklidir. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Yıllık halkaları bazen dalgalıdır. Çok belirgin olmayan öz ışınları vardır.
RENGİ: Çoğunlukla sarımsı beyaz, bazen de gri beyazdır.
ÖZELLİKLERİ: Çok sert, ağır ve sıkı yapılıdır. Bükülmeye karşı dayanıklıdır. Zor yarılır. Zor işlenir fakat temiz yüzey verir. Çok çalışır ve çok çatlar; çalışma sonunda kamburlaşır. Özellikle değişen hava koşullarında kısa sürede bozulur ve çürür. İyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Akgürgenin hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık 0,75 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yapı marangozluğunda ve mobilya üretiminde kullanılması uygun değildir. Küçük boyutlu fakat sağlam olması gereken yerlerde olumlu sonuç verir. Ağaçtan yapılan aletlerde kullanılır (mutfak aletleri, ayakkabı kalıbı, ölçü aletleri vb.).
PİYASADA BULUNUŞU: Akgürgen büyük boy kereste vermez; standart ölçülerde akgürgen kerestesi bulunmaz. Gövdenin elverdiği ölçülerde biçilerek satılır.
DIŞBUDAK
YETİŞTİĞİ YERLER: Karadeniz, Marmara ve Trakya sahillerinde ve İç Anadolu’nun iç kesimlerinde bulunur. Genellikle karışık orman hâlindedir. Adapazarı dolaylarında tek başına orman oluşturur.
YAPISI: Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu geniştir. Ortalama 50 yaşındaki dışbudakta göbek odun oluşumu başlar. Gözenekleri çember biçiminde dağılır. İri ve çok gözeneklidir. Öz ışınları vardır fakat parlak ve belirgin bir görüntü vermez. İlkbahar halkası gevşek ve iri gözenekli, sonbahar halkası ise sıkı yapılı ve ince gözeneklidir. Bu yüzden canlı bir damar görüntüsü verir; bazen dalgalı, parıltılı ve çiçekli olur.
RENGİ: Dışbudağın dış odunu beyaza çok yakın renktedir. İç odunu açık kahverengidir ve zamanla koyulaşır.
ÖZELLİKLERİ: Sert, ağır ve sıkı yapılı bir ağaçtır. Kolay işlenir. Zor yarılır. Kuru ortamda dayanıklıdır. Havanın değişen etkilerinden çabuk bozulur. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Uygunsuz koşullarda depolanırsa bozulur. Çok çeker. Tutkal, çivi ve vidayla orta derecede bağlantı kurar. İyi verniklenir. Su boyalarıyla zor boyanır.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,68 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yapı kerestesi olarak kullanılması uygun değildir. Masifi ve kaplaması mobilya üretiminde çok kullanılır. Tornacılıkta olumlu sonuç verir. Kontrplak üretiminde de yararlanılır. Mobilya ve iç mimarinin yanı sıra alet yapımında ve spor araçlarında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama hâlinde satılır. Masifi, sert ağaç kereste standartlarına göre ölçülendirilir.
KARAAĞAÇ
YETİŞTİĞİ YERLER: Karadeniz Bölgesi’nde orman hâlinde, diğer bölgelerde dağınık hâlde yetişir.
YAPISI: Karaağaç göbek odunlu bir ağaçtır. Çember gözeneklidir. İlkbahar dokusu açık renkli, çok gözenekli ve kaba yapılıdır. Sonbahar dokusu koyu renkli, daha küçük gözenekli ve sıkı yapılıdır. Öz ışınları özellikle öz kesitte açık kahverengi, küçük, parlak pulcuklar hâlinde görünür. Karaağacın iletken dokusunu oluşturan gözenekler iridir; iğne yırtığı şeklindedir ve çıplak gözle görünür. Yıllık halkaları belirgindir. Damar kesitte canlı ve belirgin damar süsleri vardır.
RENGİ: Yeni kesilmiş karaağaçta dış odun sarımsı beyazdır; zamanla koyulaşarak açık kırmızı kahverengi olur. İç odunu ise açık tonda çikolata kahverengisidir.
ÖZELLİKLERİ: Ova karaağacı en değerli türdür. Ova karaağacı ile dağ karaağacının teknik nitelikleri eşdeğerdedir. Hercai karaağacının kalitesi diğerlerinden düşüktür. Ova karaağacının kerestesi sert ve sıkı yapılıdır. Uzun liflidir ve meşe gibi dayanıklıdır. Basınca karşı dayanımı iyidir. Zor işlenir. Kesici aletlerin ağızlarını çabuk köreltir. İyi boyanır ve verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusunun özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,64 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: İyi bir mobilya ağacıdır. Masif ve kaplama olarak mobilya üretiminde çok kullanılır. Zengin damar desenleri nedeniyle aranır. Kök kaplamalarda desen daha da güzelleşir. Kendine özgü görünüşte mobilyalar üretme olanağı verir. Tornacılıkta, parke üretiminde, kayıkçılıkta, köprü ve iskele inşaatında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama olarak satılır. Masifi, sert ağaç standartlarına göre ölçülendirilir.
CEVİZ
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’nin hemen her yerinde yetişir. Orman oluşturmaz; bahçelerde ve tarlalarda yetiştirilir.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu dardır. Dağınık gözeneklidir. İlkbahar dokusunu oluşturan gözenekleri, sonbahar dokusunu oluşturan gözeneklerinden iridir. Yıllık halkaları kesin ve belirgin bir şekilde birbirinden ayrılır. Gözenekler, baş kesitte küçük delikler hâlinde, öz ve damar kesitte iğne yırtığı hâlinde görünür. Cevizin öz ışınları gözle görülmeyecek kadar küçüktür. İlkbahar ve sonbahar dokuları arasındaki fark renkte olduğu için öz kesitte değişik renkte paralel çizgiler görülür. Damar kesitte zengin damar desenleri oluşur. Damarlı, dalgalı ve parıltılı türleri vardır. Cevizin köke yakın bölümlerinden çıkarılan kök kaplamalar, çok canlı simetrik desenler elde etme olanağı verir. Bu tür kaplamalar özellikle klasik mobilya üretiminde aranır.
RENGİ: Dış odunu sarı ve gridir. Göbek odunu açık sütlü kahverengiden koyu kahverengiye kadar değişir.
ÖZELLİKLERİ: Cevizin kerestesi orta sert ve sıkı liflidir. Ağır ağaçlardandır. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma niteliği yeterlidir. Fiziksel etkilere dayanımı iyidir. Çok çalışır ve çok çeker. Kolay yarılır. Yalnızca kuru ortamda dayanıklıdır. Kolay ve rahat işlenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu hâldeki cevizin özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Üstün nitelikli ve estetik yönden değerli bir mobilya ağacıdır. İç mimarlıkta da çok aranır. Masif ve kaplama olarak kullanılır. Oymalı ve tornalı işlerde başarılı sonuç verir. Müzik aleti ve model yapımında kullanılabilir.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama hâlinde satılır. Masifi bazen sert kereste standardına uygun ölçülerde, ama çoğunlukla kalas hâlindedir. Düz çizgili kaplamasına freze ceviz, normal desenli türüne damarlı ceviz kaplama, çok karışık desenli türüne ise kök ceviz kaplama adı verilir.
AKÇAAĞAÇ
YETİŞTİĞİ YERLER: Gürgen ormanlarında karışık hâlde bulunur. Ayrıca Trabzon, Bolu, Kırklareli, Bursa, Denizli ve Antalya dolaylarında yetişir. Bazı bölgelerde kelebek ağacı diye bilinir.
YAPISI: Yaklaşık 150 türü bulunan küçük bir familyadır. Çoğunlukla yaprağını döken, elsi loblu, karşılıklı dizilmiş, bazen de tüysüz veya basit yapraklı türlerdir. Norveç akçaağacı, çınar yapraklı akçaağaç, Tatar akçaağacı, İtalyan akçaağacı, Fransız akçaağacı, Balkan akçaağacı ve Doğu akçaağacı gibi çeşitleri vardır.
RENGİ: Dağ akçaağacı hafif sarımsı beyaz, ova akçaağacı ise pembe beyaz renktedir. Akçaağacın rengi zamanla kendiliğinden sararır.
ÖZELLİKLERİ: Akçaağaç sert ve sıkı ağaçlardandır. Eş yapılıdır. Kolay işlenir. Esnek ve oldukça bükülgendir. Az çeker; çarpılmaya ve çatlamaya eğilimi vardır. Nemli ortama çok duyarlıdır, kolay çürür. Uygunsuz koşullarda böcekler ve mikroorganizmalar tarafından yıkımlanır.
AĞIRLIĞI: Bütün türleri aynı ağırlıkta değildir. Özgül ağırlığı 0,56 ile 0,68 g/cm3 arasında değişir.
KULLANILIŞI: Masif ve kaplama olarak mobilya üretiminde, müzik aletlerinde, mutfak aletlerinde, ayakkabı kalıplarında, oymacılıkta, kakmacılıkta, kıl testereyle hazırlanan ince işlerde, oyuncak, makara ve el aletlerinin saplarında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Akçaağaç masif ve kaplama olarak satılır. Kereste olarak satışı kısıtlıdır; daha çok kaplaması bulunur ve kullanılır.
KIZILAĞAÇ:
Karadeniz, Trakya, Marmara ve Akdeniz kıyı bölgelerinde dere içlerinde yetişir.
YAPISI: Kızılağaç olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık gözeneklidir. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Yıllık halkaları belirgindir. Öz kesitte şeritler ve pulcuklar hâlinde öz ışınları görülür. Öz ışınlarının damar kesitteki görünüşü koyu renkli çizgiler hâlindedir. İç odun ile dış odun arasında belirgin bir renk farkı yoktur. Damar kesitte kendiliğinden oluşan lekelere rastlanır. İlkbahar ve sonbahar dokuları belirgin çizgilerle birbirinden ayrılmaz. Damar süsleri de belirsizdir.
RENGİ: Beyaza yakın, çok açık kahverengi veya pembe beyazdır. Kesilip havada bırakılan kızılağaç sarımsı kırmızı olur. Kurudukça rengi pas kırmızısına dönüşür.
ÖZELLİKLERİ: Hafif, yumuşak ve gevşek yapılı bir ağaçtır. Kolay yarılır. Az esnektir. Çok çeker. Çalışma sonucu çarpılma oranı azdır. Su altında dayanıklıdır. Hava rutubetinin değiştiği ortamlarda hiç dayanıklı değildir; bu tür yerlerde kullanılmamalıdır. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanır. Çok iyi işlenir; parlak ve düzgün bir yüzey verir. Çok çatlar. Tutkalla iyi bağlantı kurar. Çok iyi boyanır ve iyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Kızılağacın hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,60 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Masif, kontrplak ve kaplama hâlinde kullanılır. En yaygın kullanıldığı alan kontrplak üretimidir. Modelcilikte, takunya, oyuncak, sigara kutusu ve ambalaj yapımında, oymalı ve tornalı işlerde kullanılır. Kaplamasından boyanacak mobilyaların üretiminde de faydalanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Kereste, kaplama ve kontrplak hâlinde satılır. Sert kereste standart ölçülerine uygun boyutta kereste verebilir. Genellikle kereste biçiminde satılır.
AKASYA
YETİŞTİĞİ YERLER: Akasya, Türkiye’de orman oluşturmaz. Dağınık hâlde, ağaçlandırma alanlarında ve parklarda yetiştirilir.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu dar, iç odunu geniştir. Yıllık halkaları belirgindir ve çember gözeneklidir. Öz ışınları öz kesitte parlak bir görüntü verir. İlkbahar dokusunu oluşturan gözenekleri iridir. Sonbahar dokusu ince gözenekli ve koyu renklidir. Genellikle kahverengi olan sonbahar dokusu sayesinde canlı damar desenleri oluşur. Aynı nedenle yıllık halkaları belirgindir.
RENGİ: Dış odunu açık sarımsı beyazdır. İç odunu geniş ve sarımsı yeşildir. Havayla temas ettikçe rengi zamanla değişir ve yeşilimsi kahverengi olur.
ÖZELLİKLERİ: Akasya sert bir ağaçtır. Dokusu sıkı ve sağlamdır. Esnektir. Yarılmaya karşı büyük direnç gösterir. Vurulmaya ve sürtünmeye karşı direnci yüksektir. Zor işlenir. Değişen hava koşullarında bile en dayanıklı ağaçlardan biridir. Çekmesi ve çalışması dengelidir. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Rendelendiğinde düzgün ve parlak bir yüzey verir. Yağlı olduğu için özellikle su boyalarıyla zor boyanır.
AĞIRLIĞI: Akasyanın hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,70-0,90 g/cm3 arasında değişir.
KULLANILIŞI: Su altı ve yer altı inşaatlarında iyi sonuç veren bir ağaçtır. Araba yapımında, alet saplarında ve beden eğitimi aletlerinde kullanılır. Mobilyacılıkta özellikle tornalı, oymalı ve kakmalı işlerde yararlanılabilir.
PİYASADA BULUNUŞU: Akasya masif olarak satılır. Standart ölçülerde bulunmaz; daha çok gövde boyutlarına uyularak biçilir ve bu ölçülerle piyasaya sürülür. Kaplama olarak da satılır.
ÇINAR
YETİŞTİĞİ YERLER: Türkiye’nin hemen bütün bölgelerinde yetişir. Orman oluşturmaz.
YAPISI: Çınar, göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu geniştir. Dağınık gözeneklidir. Öz ışınları çok belirgindir; öz kesitte parlak ve iri pulcuklar hâlinde görünür. Öz ışınlarının damar kesitteki görüntüsü gürgen ağacını andırır. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Belirgin damar deseni yapmaz.
RENGİ: Dış odunu açık pembe beyazdır. İç odunu açık kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Sert ve sıkı dokulu bir ağaçtır. Kururken kamburlaşır, çarpılır ve çatlar. Değişen hava koşullarında dayanıklı değildir, kısa sürede çürür. Uygun ve düzenli ortamda da dayanma süresi azdır. Fiziksel etkilere dayanımı zayıftır. İşlenmesi bazen güçlük çıkarır. Rahat torna edilebilir. Çivi ve vidayla orta, tutkalla iyi bağlantı kurar. Özellikle zımparayla iyi perdahlanır. Boyanabilme yeteneği vardır, iyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu çınarın özgül ağırlığı 0,56 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Çınar, yapıların iç kısımlarında doğrama malzemesi olarak, mutfak eşyası yapımında ve ambalaj sanayisinde kullanılır. Mobilya endüstrisinde kullanımı kısıtlıdır. Tornalı ve kakmalı işlerde aranır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama olarak bulunur. Daha çok kalas hâlinde satılır. Bazen sert ağaç kereste standart ölçülerinde de satılır. Mobilya endüstrisi çınarın masifinden çok kaplamasını kullanır.
AT KESTANESİ
YETİŞTİĞİ YERLER: At kestanesi Türkiye’de orman oluşturmaz, dağınık hâlde yetişir.
YAPISI: Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık gözeneklidir. Gözenekleri ve öz ışınları çıplak gözle görünmez. Yıllık halkaları eş yapılı ve az belirgindir. Yapısı düz çizgili olduğundan karışık damar deseni oluşturmaz.
RENGİ: At kestanesinin rengi açık sarı ile açık kahverengi arasındadır.
ÖZELLİKLERİ: Gevşek yapılıdır. Yumuşak ve az esnektir. Kolay kırılır. Sürtünme, aşınma, vurulma gibi fiziksel etkilere dayanımı zayıftır. Zor yarılır. Kolay işlenir. Az çalışır, az çeker. Değişen hava koşullarında dayanıklı değildir, çabuk çürür. Buruk büyüme, at kestanesinde sık görülen doğal bir kusurdur. Bünyesinde tanen bulunduğu için iyi boyanır. İyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,55 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yapılarda kapıların iç bölümlerinde, mobilya alanında kör ağaç olarak, iri desenli torna ve oyma işlerinde, piyano ve ut yapımında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama hâlinde piyasaya sürülür. Masifi gövde boyutlarına göre kesilerek satılır. Az da olsa kaplama hâlinde de satılır.
KİRAZ
YETİŞTİĞİ YERLER: Karadeniz Bölgesi’ndeki ormanlarda dağınık olarak kiraza rastlanır. Ancak Türkiye’de yaygın olarak bahçelerde yetiştirilir.
YAPISI: Kiraz, göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu dardır. Dağınık gözeneklidir. Gözenekleri ilkbahar dokusunda iri, sonbahar dokusunda incedir. Yıllık halkaları belirgindir. Düz çizgili veya dalgalı damar desenleri oluşturur ancak bu desenler fazla belirgin değildir. Öz ışınları tek tek görünmez; gruplar oluşturarak yüzeye parlaklık verir.
RENGİ: Kirazın dış odunu sarımsı pembe beyazdır. İç odunu açık sarımsı kahverengidir.
ÖZELLİKLERİ: Kiraz ince dokulu, sert ve sıkı bir ağaçtır. Zor yarılır. Rahat ve kolay işlenir. Fiziksel etkilere dayanımı zayıftır. Rendelendiğinde düzgün ve parlak bir yüzey verir. Kururken çok çeker. Açık havada dayanıklı değildir. Uygunsuz koşullarda kısa sürede bozulur. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolayca yıkımlanır. Gevrektir. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma yeteneği iyidir. İyi perdahlanır. İyi boyanır ve iyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Türüne göre değişir. Hava kurusu özgül ağırlığı ortalama 0,60 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Mobilya ve iç mimaride masif ve kaplama olarak kullanılır. Tornalı, kakmalı (marketri) ve oymalı işlerde, müzik aletleri ve bilimsel aletlerin yapımında ve modelcilikte aranan bir malzemedir. Kaliteli işlerde kirazın yalnızca göbek odunu kullanılmalıdır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masif ve kaplama hâlinde bulunur. Masifi çoğunlukla gövde boyutlarına uygun ölçülerde biçilerek piyasaya sürülür. Soyma ve dilme yöntemiyle elde edilen kaplamaları düz desenli, bazen de kök kaplamayı andıran karışık desenlidir.
ŞİMŞİR
YETİŞTİĞİ YERLER: Karadeniz’in doğusundan Kastamonu ve Zonguldak’a kadar uzanan bölgede yetişir.
YAPISI: Şimşir, olgun odunlu ağaçlar grubundandır; dağınık gözenekli bir ağaçtır. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Yerli şimşirde öz ışınları görünmez. Çok ince ve sık olan yıllık halkalar birbirinden belirgin biçimde ayrılmaz. Bu yüzden öz ve damar kesitinde canlı bir damar deseni yoktur.
RENGİ: Şimşirin iç odunu ile dış odunu arasında belirgin bir renk farkı yoktur. Rengi açık sarı ile koyu sarı arasında değişir.
ÖZELLİKLERİ: Türkiye’de yetişen en sert ağaçlardan biridir. Çok sıkı yapılıdır. Bu iki nedenle zor işlenir ancak çok düzgün ve parlak bir yüzey verir. Bükülgendir. Zor yarılır. Basılma, vurulma, sürtünme, aşınma gibi fiziksel etkilere karşı büyük dayanım gösterir. Değişen hava koşullarından az etkilenir. Kolay çürümez. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Az çalışır, az çeker. Boyanma ve verniklenme niteliği yüksektir.
AĞIRLIĞI: En ağır yerli ağaçlardandır. Hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,95 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Küçük ölçülü fakat üstün nitelik isteyen işlerin yapımında şimşirden yararlanılır. Tornalı işlerde, müzik aletlerinin küçük parçalarında; ders aletleri, mekik, makara, kaşık, tavla pulu ve satranç taşı yapımında kullanılır. Kakmalı işlerde ve fileto hazırlamada da değerlendirilir.
PİYASADA BULUNUŞU: Küçük bir ağaç olan şimşir, büyük boy kereste vermez. Dal veya gövde hâlinde, tartılarak kiloyla satılır.
OKALİPTÜS
YETİŞTİĞİ YERLER: Adana, Antalya ve Muğla dolaylarında yetiştirilmektedir. Yetiştirildiği bölgelerde sıtma ağacı veya bataklık ağacı diye adlandırılır.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık düzendeki gözenekleri küçüktür. Öz ışınları çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Yıllık halkaları arasında dikkati çeken bir sertlik veya renk farkı yoktur.
RENGİ: Okaliptüsün dış odunu beyazdır; zamanla kendiliğinden koyulaşarak grileşir. İç odunu pembe kahverengidir, sonra koyu kırmızı kahverengiye dönüşür.
ÖZELLİKLERİ: Sert ve sık dokulu bir ağaçtır. Kesildiğinde yumuşak olan ve kolay işlenen kerestesi zamanla sertleşir, işlenmesi zorlaşır. Tanenlidir. Bünyesindeki tanen sayesinde hem iyi boyanır hem de böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Vurulma, aşınma, ezilme, sürtünme gibi fiziksel etkilere dayanımı iyidir. Yeni kesilmiş okaliptüs kururken çok çalışır ve çok çatlar; kurutulduktan sonra çalışma ve çekme oranı azalır. Vida, çivi ve tutkalla bağlantı kurma niteliği iyidir. Zor boyanır, iyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Türüne ve yetiştiği yere göre özgül ağırlığı değişir. Hava kurusu okaliptüsün özgül ağırlığı ortalama 0,65 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yapılarda, köprü ve iskele ayaklarında, yer altı inşaatlarında, vagon ve araba yapımında ve ambalaj endüstrisinde kullanılır. Mobilya yapımında masif ve kaplama olarak değerlendirilir. Masifi tornalı işlerde ve eğmeçli klasik mobilyalarda olumlu sonuç verir.
PİYASADA BULUNUŞU: Masifi tomruk veya kalas hâlinde satılır. Henüz sert kereste standartlarına göre biçilmektedir.
YABANCI AĞAÇLAR
MAUN
YETİŞTİĞİ YERLER: Maun ağacının vatanı Batı Hint Adaları ve Orta Amerika’dır. Afrika’da da yetişir. Sıcak iklim ağacıdır. Çoğunlukla pazarlandığı yere veya gönderildiği limana göre adlandırılır; örneğin Küba maunu, Alaska maunu, Bolivya maunu gibi. Bazen de yapısal özelliğine göre adlandırılır; sapeli maun, piramit maun, kırmızı veya sarı maun gibi.
YAPISI: Göbek odunlu bir ağaçtır. Türüne göre bazen çok iri, bazen orta irilikte gözeneklidir. Gözenekleri dağınık düzendedir. Öz ışınları belirgindir. Çizgili, benekli, yollu, dalgalı ve parıltılı görünen değişik maun türleri vardır. Dal diplerinden çıkarılan kaplaması piramit maun adıyla satılır. Piramit maun çok canlı damar süsleri taşır. Afrika maunu veya sapeli maun adı verilen türü, yön değiştiren buruk büyümesi nedeniyle ilginç bir yapısal özellik gösterir. Yanar döner, uzun parıltılı damarlar oluşturan bu tür maunun masifi ve kaplaması, kullanıldığı eşyaya canlı bir görüntü kazandırır. Yıllık halka sınırları belirgin biçimde birbirinden ayrılmaz.
RENGİ: Dış odunu gri renklidir. İç odunu türüne göre sarı ile kırmızı kahverengi arasında değişir. Kesildiği andaki rengi, havanın etkisiyle ve zamanla belirli oranda koyulaşır.
ÖZELLİKLERİ: Sıkı yapılı, az esnek bir ağaçtır. Kolay ve temiz işlenir. Az çalışır, az çeker ve az çatlar. Bol tanenlidir; bu yüzden en iyi boyanan ağaçlardandır. İyi verniklenir. Değişen hava koşullarında bile büyük dayanım gösterir. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma niteliği iyidir. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Oyma ve tornada başarılı sonuçlar verir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu maunun özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,50-0,60 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Çok değişik amaçlarla kullanılabilecek, üstün nitelikli bir ağaçtır. Yapıların iç ve dış bölümlerinde doğrama, parke ve merdiven yapımında; gemicilikte, müzik aletlerinde, tornalı, oymalı ve kakmalı işlerde, modern ve klasik bütün mobilyalarda masif ve kaplama olarak geniş bir kullanım alanına sahiptir.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’ye genellikle tomruk hâlinde getirilir ve çoğunlukla kaplama hâline getirilerek satılır. Kaplama üretiminde kullanılamayan artıklar masif olarak satılır; bunların belirli ölçüleri yoktur. Bazen yurt dışından getirilen tomruklar kalas ve tahta hâlinde biçilerek de satılır. Kalas ve tahtalar, sert kereste standart ölçülerinde biçilir.
ABANOZ-MAKASAR
YETİŞTİĞİ YERLER: Siyah abanoz Seylan, Sumatra ve Bombay’da yetişir. Kahverengi abanoz ise Makasar Adası’nda yetişir; bu abanoz ağacında siyaha yakın koyu zeminde kırmızı kahverengi çizgiler bulunur. Abanozun bu türü daha çok makasar adıyla tanınır.
YAPISI: Göbek odunludur. Dış odunu geniştir. İnce gözeneklidir. Gözenek çukurları kendine özgü bir maddeyle doludur. Çok dekoratif çizgi ve damar desenleri oluşturur.
RENGİ: Dış odunu pembe gri veya soluk kırmızı kahverengidir. İç odunu siyahtır. Üzerinde düzensiz, açık ve koyu renkli damarlar bulunur.
ÖZELLİKLERİ: Serttir ve üretime çok elverişlidir. Değişen hava koşullarında üstün dayanım gösterir. Kururken çok çeker ve çatlar. Zımparalanırken çıkan tozlar gözleri ve solunum organlarını rahatsız eder.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu makasarın özgül ağırlığı 1,10 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Çok değerli ve pahalı mobilyalarda, süsleme elemanlarının yapımında kullanılır. İç mimarlıkta da aynı amaçla değerlendirilir. Tornalı ve kakmalı işlerde, müzik aletlerinde, mobilya ve kapı kulplarında, oymalı işlerde ve bıçak saplarında özellikle aranır. Türkiye’de genellikle kaplama hâlinde kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Abanoz ve makasarın masifi 20-40 kg’lık parçalar hâlinde satılır. Türkiye’de bazen kaplama olarak satılır.
PELESENK
YETİŞTİĞİ YERLER: Pelesenk ağacının yoğun olarak yetiştiği bölgeler Doğu Hindistan, Batı Hint Adaları, Cava, Seylan ve Brezilya’dır.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu geniştir; iri ve dağınık gözeneklidir. Çok ince ve belirsiz öz ışınları vardır. Damar kesitinde zengin damar desenleri bulunur. Yıllık halkaları ince ve sıkı yapılıdır. İlkbahar ve sonbahar dokuları arasında belirgin bir renk ve yapı farkı yoktur.
RENGİ: Pelesenk ağacının dış odunu sarı, iç odunu çikolata kahverengisi ile mor arasında değişir. Ayrıca iç odunda belirgin siyah ve mor damarlar bulunur.
ÖZELLİKLERİ: Pelesenk çok sert bir ağaçtır. Kururken az çeker, az kamburlaşır. Zor yarılır. Gevrek bir yapısı vardır. Zımpara tozları solunum organlarında rahatsızlık yapar. Basılma, ezilme, çizilme, aşınma gibi fiziksel etkilere dayanımı iyidir. Değişen hava koşullarında üstün bir dayanım gücü gösterir. İyi işlenir. Çok boya maddesi taşır. İyi verniklenir; ancak polyester, poliüretan türünden kimyasal verniklerde olumsuz sonuçlar verir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu pelesengin özgül ağırlığı 0,85 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Çok canlı görünüşü ve damar süsleri olan bir mobilya ağacıdır. İç mimarlıkta ve mobilyada kaplama olarak yaygın bir kullanım alanı vardır. Tornalı işlerde, müzik aletlerinde ve ağaçtan yapılan sanat eserlerinde de aranan bir malzemedir.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’ye tomruk olarak getirilir ve kaplama hâlinde piyasaya sürülür. Kaplama üretiminden artan parçalar masif olarak satılır. Bu yüzden standart ölçülerde pelesenk kerestesi genellikle bulunmaz.
PADUK
YETİŞTİĞİ YERLER: Afrika’da Gabon ve Kamerun’da yetişen türüne Afrika paduğu veya mercan ağacı denir. Hindistan, Burma ve Güney Çin’de yetişen türüne de sudka veya karima paduğu adı verilir.
YAPISI: Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Yıllık halkaları arasında belirgin bir renk farkı yoktur. Gözenek yapısına ve yönüne göre parıltılı damarları bulunur. Damarları genellikle çizgiler hâlindedir. Dağınık gözeneklidir.
RENGİ: Bazen açık kırmızı, çoğunlukla parlak koyu kırmızıdır. Üzerinde aynı renkte parıltılı damarlar bulunur.
ÖZELLİKLERİ: Orta sertlikte bir ağaçtır. Sıkı yapılıdır. Hava değişikliklerine dayanıklıdır. Az çeker. Kolay işlenir. İşlenirken kendine özgü hoş bir koku çıkarır. Havada kısa zamanda rengi koyulaşır. İyi verniklenir ve çok canlı bir görüntü kazanır.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0,65-0,85 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Masif olarak küçük sanat eserlerinde, üstün nitelikli mobilyalarda, oymalı, tornalı ve kakmalı işlerde kullanılır. Daha çok bıçak kaplaması hâlinde değerlendirilir.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’de bıçak kaplaması hâlinde satılır. Bazen kaplama artığı parçalar hâlinde masif olarak da satılır.
LİMON AĞACI (SATEN AĞACI)
YETİŞTİĞİ YERLER: Seylan’da yetişen türüne Doğu Hint sateni; Bahama, Bermuda ve Jamaika’da yetişen türüne ise Batı Hint sateni denir.
YAPISI: Göbek odunlu ve dağınık gözeneklidir. Yıllık halkaları belirgindir ancak kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılmaz. Yüzeyi saten kumaş gibi parlaktır. Genellikle düz, bazen dalgalı damarları bulunur. İlkbahar ve sonbahar dokuları arasında renk farkı bulunmaz. Gözeneklerin değişik yönlerde yığılması canlı damar desenleri oluşturur. Öz ışınları çok belirgindir.
RENGİ: Limon ağacının dış odunu beyaz ile sarı beyaz arasında değişir. İç odunu türüne göre yeşilimsi sarı, açık sarı, kanarya sarısı veya altın sarısı rengindedir.
ÖZELLİKLERİ: Çok sert ve sıkı yapılıdır. Değişen hava koşullarına da dayanıklıdır. Kırılgandır. İşlenmesi zordur ancak temiz ve ipek parlaklığında bir yüzey verir. İşlenirken kendine özgü, baharatlı bir koku çıkarır ve solunum organlarını rahatsız eder. Çok iyi verniklenir ve görünüşü canlılık kazanır. Fiziksel etkilere dayanıklıdır.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,80-0,90 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Masifi, sanat değeri yüksek mobilyaların yapımında, salon takımlarında, tornalı ve kakmalı işlerde kullanılır. Kaplaması da değerli mobilyalar ve süsleme işleri için aranır.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’de kaplama hâlinde bulunur. Bazen kaplama artığı parçalar masif olarak da satılır. İpek ağacı, atlas ağacı, saten ağacı gibi adlarla da piyasaya sürülür.
TİK
YETİŞTİĞİ YERLER: Güney Asya’da; Hindistan, Hindiçini ve Cava’da yetişir.
YAPISI: Göbek odunludur. Dış odunu dardır. İlkbahar dokusundaki gözenekleri iri ve tek sıralı çember biçimindedir. Sonbahar dokusundaki gözenekleri orta büyüklükte ve dağınık düzendedir. Kesit yüzeylerindeki gözenekleri iri ve belirgindir. Öz ışınları görünür. Yağlı bir yapısı vardır. Damarları genellikle aynı renkli çizgilerden oluşur.
RENGİ: Tik ağacının dış odunu gri, iç odunu sarımsı açık kahverengidir. İç odunu açık havada kendiliğinden koyulaşarak koyu kahverengi olur.
ÖZELLİKLERİ: Sert ve sıkı yapılıdır. Esnek bir ağaçtır. Kolay yarılır. Vurulma, ezilme, sürtünme gibi fiziksel etkilere karşı dayanımı iyidir. İşlenen yüzeyi temiz bir görüntü verir. Aletlerin kesici ağızlarını çabuk köreltir. Tornaya iyi gelir. Az çeker. Çabuk kamburlaşır. Suyu adeta iter, kolay ıslanmaz. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. İşlenirken çıkan tozlar sağlığa zararlıdır. İyi boyanmaz. Zor verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı yaklaşık 0,66 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Dayanımı yüksek olduğundan hem yapı kerestesi olarak hem de mobilya marangozluğunda geniş bir kullanım alanına sahiptir. Yapıların dış ve iç bölümlerinde, pencere, kapı ve duvar kaplaması yapımında, gemicilikte ve fıçıcılıkta kullanılır. Mobilya üretiminde masif ve kaplama olarak değerlendirilir. Masifi özellikle oturma mobilyalarında aranır.
PİYASADA BULUNUŞU: Masifi tomruk ve kereste hâlinde satılır. Türkiye’de çoğunlukla kaplama olarak piyasaya sürülür.
AUDİRE
YETİŞTİĞİ YERLER: Afrika’da Fildişi Sahili’nde ve Angola’da yetişir.
YAPISI: Göbek odunlu bir ağaçtır. İç odunu ile dış odunu belirgin biçimde birbirinden ayrılmaz. İçinde farklı renkte çizgiler veya damarlar bulunmaz. Öz kesitte ve damar kesitte görünen parıltılar, gözeneklerin değişik yönlerde kümelenmesinden ileri gelir. Gözeneklerin değişik yönlerden kesilmesiyle oluşan yanar döner parıltı, ağaca canlı bir görüntü kazandırır. Dağınık düzende, orta irilikte gözeneklidir. Çok sayıda değişik türü vardır.
RENGİ: Soluk sarı ile sarı arasında değişir. Koyulaşınca altın sarısı olur.
ÖZELLİKLERİ: Yumuşak, gevşek yapılı bir ağaçtır. Kolay işlenir. Yarı mat fakat düzgün bir yüzey verir. Az çalışır ve az çatlar; zımparayla kolay perdahlanabilir. Sürtünme ve aşınma gibi fiziksel etkilere dayanımı zayıftır. Tutkalla bağlantısı iyidir. İyi verniklenir ve parlak bir görünüm kazanır.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,45 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Mobilya üretiminde masifi ve kaplaması kullanılır. Masifi oymalı ve tornalı işlere uygundur. Kaplaması geniş ve uzun olduğu için büyük ve geniş yüzeyli işlerde, örneğin yatak odası mobilyalarında ve duvar kaplamalarında olumlu sonuç verir. Açık ve dengeli rengi nedeniyle dolapların içlerinde de kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’ye daha çok kaplama üretiminde kullanılmak üzere tomruk olarak getirilir ve kaplama hâlinde piyasaya sürülür. Kaplama üretiminden artan parçalar masif olarak satılır.
GÜL
YETİŞTİĞİ YERLER: Doğu Hindistan, Batı Hint Adaları, Avustralya ve Brezilya’da yetişir.
YAPISI: Yetiştiği yere göre adlandırılan çok değişik türü vardır. Daha önce incelenen paduk ağacı da gül cinsindendir. Dağınık gözenekli bir ağaçtır. Öz ışınları genellikle çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Sıkı dokuludur. Bazı türleri gül gibi kokar. Dış odunu açık sarıdır. İç odunu çeşidine göre değişir.
RENGİ: Avustralya gülü koyu kırmızı damarlıdır. Brezilya gülü aynı renkte fakat daha canlıdır.
ÖZELLİKLERİ: Sert ağaçlardandır. İşlenirken zorluk çıkarmaz; parlak ve düzgün bir yüzey verir. Bazı türleri yağlıdır. Değişen havalara karşı oldukça dayanıklıdır. Haşerelere karşı dayanıklıdır. Az çalışır, kolay yarılır. Aletlerin kesici ağzını köreltir. Tutkalla orta derecede bağlantı kurar. İyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,95 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Küçük boyutlu, oymalı ve tornalı süs eşyalarında, kakmalı işlerde ve sanat değeri yüksek mobilyalarda masif ve kaplama olarak kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Avustralya gülü dışındaki türleri küçük boyutludur. Bu nedenle masifi kiloyla satılır. Türkiye’de kaplama olarak bulunur.
SATEN CEVİZ (AMERİKAN CEVİZİ)
YETİŞTİĞİ YERLER: Vatanı Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğusu ve Meksika’dır. Amerika’da saten cevizi diye tanınır.
YAPISI: Rengi ve görünüşü düz çizgili freze cevizi andırır. Göbek odunlu bir ağaçtır. Orta irilikte gözenekleri vardır. Dağınık gözeneklidir. Öz ışınları belirsizdir. Damar desenleri yerli ceviz kadar hareketli ve güzel değildir; bozuk bir görünüşü vardır.
RENGİ: Bazen soluk sarımsı kahverengi zeminde koyu kahverengi damarlıdır. Damarların siyahlaştığı da olur. Kesildiği andaki rengi, havanın etkisiyle ve zamanla solar, donuklaşır.
ÖZELLİKLERİ: Oldukça sert ve sıkı yapılı bir ağaçtır. Kolay yarılır. Bünyesinde kauçuk benzeri bir madde bulunur. Perdahlanınca ipek parlaklığında düzgün bir yüzey verir. Görünüşü ve yapısal nitelikleri bakımından yerli ceviz kadar değerli değildir. Tutkalla bağlantı kurma niteliği zayıftır. Aletlerin kesici ağızlarını çabuk köreltir. Zor boyanır, iyi verniklenir.
AĞIRLIĞI: Hava kurusu özgül ağırlığı 0,55 g/cm3’tür.
KULLANILIŞI: Yetiştiği bölgelerde çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Masif kör ağaç, kontrplak ve kaplama hâlinde mobilya endüstrisinde değerlendirilir. Türkiye’de kaplama olarak mobilya üretiminde ve iç mimaride, geniş ve uzun yüzeylerin kaplanmasında kullanılır.
PİYASADA BULUNUŞU: Türkiye’ye getirilen Amerikan cevizi tomruklarından kaplama üretilir ve piyasaya kaplama hâlinde sürülür. Kaplama üretiminden artan parçalar masif olarak satılır.
   KIZILÇAM (Pinus brutia Ten.),
çamgiller (Pinaceae) familyasından Doğu Akdeniz‘e özgü, 5-20 m boyunda, hızlı büyüyen, ışığı seven ve kalın dallı bir çam türüdür. Yalnızca Türk ormancılığında değil, yabancı kaynaklarda da son dönemde “Türk çamı” veya “Türk kızılçamı” adıyla anılması yaygınlaşmaktadır. Akdeniz ikliminin görüldüğü Ege ve Akdeniz bölgelerinde çok bulunur. Deniz seviyesinden 1000-1200 m yüksekliğe kadar çıkabilir.
Genç sürgünleri kalın ve kızıl renktedir. Kabuk, genç bireylerde düzgün ve boz renkteyken yaşlılarda derince yarılır; esmer kırmızımsı renkte, kalın bir kabuk hâline gelir. İğne yapraklar 10-16 cm uzunluğunda, kalın, sert ve koyu yeşil renktedir. Kozalak 6-11 cm boyunda, parlak açık kahverengi ve topaç biçimindedir. Çok kısa saplı kozalaklar sürgünlere dik oturur ya da yan durumlu olarak, çoğunlukla 2-6 tanesi bir arada ve çevrel olarak bulunur. Kızılçam (Pinus brutia Ten.), çamgiller (Pinaceae) familyasından Doğu Akdeniz‘e özgü, 5-20 m boyunda, hızlı büyüyen, ışığı seven ve kalın dallı bir çam türüdür. Yalnızca Türk ormancılığında değil, yabancı kaynaklarda da son dönemde “Türk çamı” veya “Türk kızılçamı” adıyla anılması yaygınlaşmaktadır. Akdeniz ikliminin görüldüğü Ege ve Akdeniz bölgelerinde çok bulunur. Deniz seviyesinden 1000-1200 m yüksekliğe kadar çıkabilir.

 

SARIÇAM (Pinus sylvestris),

 

çamgiller (Pinaceae) familyasından Avrupa‘nın hemen her yerinde, Kafkaslar’da, Sibirya‘da ve Kuzey Asya‘da yayılış gösteren bir çam türüdür. Adını, levhalar hâlinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı renginden alır. Narin gövdeli, sivri tepeli ve ince dallı bir ağaçtır. Yetişkin bireylerinin boyu 40 metreyi aşar. İğne yaprakları ikili, mavi-yeşil, kıvrık ve sık dizilmiştir; genellikle 4–5 cm uzunlukta ve uçları sivridir. Yaprakların ömrü genellikle 2-3 yıl, nadiren de 4-5 yıldır. Kozalakları mat gri-kahverengi ve koniktir; kısa veya uzun saplı olup uçları aşağıya doğru yönelmiştir. Tek tek ya da 2-3’ü bir arada bulunur; 3–7 cm uzunluğunda ve 2–4 cm genişliğindedir. Tohumları gri veya siyahımsı renkte ve yumurta biçimindedir. Uygun yerlerde hızlı gelişir. Soğuk iklime ve rüzgâra karşı dayanıklıdır, bol güneş ister. Kumlu ve killi topraklarda gelişebilir. Nispi nemi çok düşük olan iklimlerde ve kuru topraklarda gelişemez. Kazık kökleri sayesinde fırtınalara dayanıklıdır.

Türkiye‘de Batı ve Doğu Karadeniz’de güneye bakan yamaçlarda, Doğu Anadolu‘da Sarıkamış‘ta, Güney Marmara, Yozgat, Sivas ve Kırşehir’de yayılış gösterir; güneydeki sınırını Kayseri Pınarbaşı‘nda yapar. Türkiye‘de sarıçamların kapladığı alan 757.426 hektardır.

Sarıçam (Pinus sylvestris), çamgiller (Pinaceae) familyasından Avrupa‘nın hemen her yerinde, Kafkaslar’da, Sibirya‘da ve Kuzey Asya‘da yayılış gösteren bir çam türüdür.

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.